Yetişkin hayatı çoğu zaman bir denge oyunudur: iş, aile, ilişkiler, sağlık, para ve kendi iç dünyamız. Bu dengenin bir yerinde bir şey ağırlaştığında bütün sistem sarsılabilir. Kimi zaman uzun süredir taşınan bir yorgunluk, kimi zaman bir ayrılık ya da kayıp, kimi zaman da geçmişten gelen bir anı, gündelik hayatı zorlaştırmaya başlar. Bu dengeyi yeniden kurmanıza yardım etmek için yetişkinlere dört farklı kapı açıyoruz; hangisinden gireceğinize birlikte karar veriyoruz. Bu sayfada dört alanı tanıtıyor, yetişkin danışmanlığının nasıl adım adım ilerlediğini anlatıyoruz.
Dört alan arasında yol bulmak
Bireysel danışmanlık en geniş kapıdır. Mutsuzluk, kaygı, özgüven, ilişkilerde tekrar eden sorunlar ya da hayatta bir yön arayışı gibi pek çok konuyu bir uzmanla düzenli olarak konuşmak ve çözmek için uygundur.
EMDR belirli bir olayın ya da dönemin bugün de etkisini sürdürdüğü durumlarda öne çıkar. Kaza, deprem, kayıp ya da zor bir çocukluk gibi deneyimlerin yükünü hafifletmeyi amaçlar.
Bilişsel davranışçı terapi kısa ve yapılandırılmış bir yöntemdir. Kaygı, panik, takıntılar, uykusuzluk ve depresyonda düşünce ve davranış alışkanlıklarını küçük deneylerle değiştirmeye odaklanır.
Çift terapisi sorunun büyük ölçüde ilişkinin içinde düğümlendiği durumlarda tercih edilir; iki eşin birlikte katıldığı görüşmelerde ilişkideki döngü ve yeni bir konuşma dili üzerinde çalışılır.
Hangisiyle başlayacağınızı bilmek zorunda değilsiniz. Çoğu zaman bu kararı ilk görüşmelerde birlikte veririz ve süreç içinde bir alandan diğerine geçmek de mümkündür.
Yetişkin danışmanlığının beş adımı
- Tanışma: İlk görüşmede sizi buraya getiren konuyu, hayatınızın hangi alanlarını etkilediğini ve neler beklediğinizi dinleriz.
- Yol haritası: İkinci ve üçüncü görüşmelerde hedefleri somutlaştırır, yöntemi ve yaklaşık süreyi belirleriz.
- Çalışma: Düzenli görüşmelerde seçilen yöntemle ilerler, seanslar arasında denenecek küçük adımlar kararlaştırırız.
- Ara değerlendirme: Birkaç haftada bir durup neyin değiştiğine bakar, gerekirse yolu yeniden çizeriz.
- Kapanış: Hedeflere yaklaştığımızda görüşmeleri seyreltir, planlı bir vedayla süreci tamamlarız.

İş ve aile hayatıyla dengelemek
Yetişkinlerin en sık sorusu, yoğun bir hayatın içinde danışmanlığa nasıl yer açacaklarıdır. Standart bir görüşme elli dakikadır ve çoğu danışanla haftada bir buluşuruz. Akşamüstü randevuları ve görüntülü görüşme seçeneği, en dolu takvime bile bu saati sığdırmayı mümkün kılar. Küçük çocuğu olan anne babalar için çocuğun uyku saatine denk gelen çevrim içi görüşmeler, şehir dışına sık seyahat edenler için ise görüntülü seanslar iyi bir çözümdür. Her hafta aynı gün ve saatte görüşmek, danışmanlığı haftanın doğal bir parçası hâline getirir.
Hayatın dönemeçleri
Bazı dönemler insanın kendine yeniden bakmasını gerektirir: ilk iş, evlilik ya da boşanma, anne baba olmak, kırklı yaşların sorgulamaları, anne babayı kaybetmek ya da emekli olmak. Bu dönemeçlerde ortaya çıkan kaygı, belirsizlik ve yas, bir hastalık işareti değildir; ama tek başına taşınması ağır olabilir. Danışmanlık, bu geçişleri düşünerek ve kendinize yer açarak yapmanızı sağlar.
Değişimi nasıl fark edersiniz?
Değişim çoğu zaman büyük kararlarla değil, gündelik hayattaki küçük farklarla kendini gösterir. Uykunun biraz daha düzenli hâle gelmesi, bir toplantıda fikrini söyleyebilmek, eşle bir tartışmayı bağırmadan bitirebilmek, haftalardır ertelenen bir telefonu nihayet açabilmek. Ara değerlendirmelerde bu küçük farkları birlikte fark eder ve not ederiz; geriye dönüp baktığınızda ne kadar yol aldığınızı görmek, devam etme isteğini besler ve zor haftalarda size güç verir.
Danışmanlığa nasıl hazırlanılır?
İlk görüşmeye özel bir hazırlıkla gelmeniz gerekmez. Yine de sizi neyin buraya getirdiğini, bunun ne zamandır sürdüğünü ve neyin değişmesini istediğinizi birkaç cümleyle düşünmek, görüşmeyi kolaylaştırır. Daha önce terapi ya da psikiyatrik tedavi aldıysanız, neyin işe yarayıp neyin yaramadığını hatırlamak da yol gösterir. Çevrim içi görüşecekseniz kimsenin sizi duymayacağı bir oda ve kulaklık yeterlidir. Ve en önemlisi: Görüşmenin sonunda devam edip etmeme kararı her zaman sizindir.
Gizlilik ve güven
Odada konuşulan her şey sizinle psikoloğunuzun arasında kalır. Ne iş yerinize ne ailenize, imzanız olmadan tek bir bilgi bile aktarılmaz. Bu kuralı yalnızca can güvenliğiyle ilgili ciddi bir tehlike esnetebilir.
Psikiyatriyle iş birliği
Bazı dönemlerde konuşmak tek başına yetmez: Haftalardır uyuyamıyorsanız, işe gidemeyecek kadar tükendiyseniz ya da yaşamaya dair umudunuzu yitirdiyseniz, bir psikiyatri hekiminin de görüşü alınmalıdır. Böyle durumlarda danışmanlık sürer, hekimle aynı plan üzerinde çalışılır.
Sık sorulanlar
Daha önce terapi aldım ama işe yaramadı, yine denemeli miyim?
Evet. Farklı bir yöntem, farklı bir uzman ya da farklı bir hayat dönemi, sonucu belirgin biçimde değiştirebilir; önceki deneyiminizi de ilk görüşmede konuşuruz.
Görüşmeleri ne zaman bitireceğimize kim karar verir?
Birlikte karar veririz. Hedeflerinize yaklaştığınızda görüşmeleri seyreltir, kendinizi hazır hissettiğinizde planlı bir vedayla tamamlarız.
Psikologla psikiyatrist arasındaki fark nedir?
Psikolog terapi ve psikolojik değerlendirme yapar, ilaç yazmaz; psikiyatrist ise hekimdir, tanı koyar ve gerektiğinde ilaç tedavisi düzenler.
İlk görüşmeden sonra devam etmek zorunda mıyım?
Hayır. İlk görüşme bir tanışmadır; nasıl devam edeceğinize, ne zaman ve hangi sıklıkla görüşeceğinize siz karar verirsiniz.
Terapiye başladığımı kimse öğrenir mi?
Hayır; başvurunuz ve görüşmeleriniz gizlidir.
Bireysel Danışmanlık
EMDR
Bilişsel Davranışçı Terapi
Çift Terapisi
Oyun Terapisi
Ergen Danışmanlığı
Aile ve Ebeveyn Danışmanlığı
Okul Uyumu ve Sınav Kaygısı

